27 Ekim 2021 Çarşamba

KENT

 

Bir kentten ancak böyle sıcacık gidiliyor-muş
hiç bilmediğin yaraları
ezber ettiğin sokaklarda
yeni tanışılmış dudaklarda öpünce
yolun sonu
acıtmıyormuş.

kalbin çarptığı yerleri,
yeni kalp çarpıntılarıyla geçerken
eskiyen bütün kabuklar
ve tatlı tatlı kaşınan yeni yaralar peyda oluyor-muş.
Yine de içimizde taze yaraların kabuklarını
kaldırmak iştahı baki.

Her şehir farklı kokuyor, biliyorsun.
Her şehrin ruhu, biraz sirayet ediyor ruhuna.
Siz birbirinizin yüreğinizden ne güzel tutarsınız, demişti birileri.
Bir zamandı.
Evvel oldu şimdi.
Evveli zayi olmayaydı, iyiydi.

Bir kentten acıyı eylemeden gidilmiyor-muş.
Koyup başını dizlerine
yatırıp okşamadan sızıların.
bastığım bütün kaldırım taşlarından
hikayeler dinlemişliğim var:
çok ıssız gecelerinden geçtiğim şehirler
en ayıp yerlerini öptüğüm kadınlar
en keskin tokatlarını yediğim kavgalar.
Hepsini emanet ettiğim taşlar var.

şimdi, kalbimdeki hüznü emanet ediyorum
bir yolun bitişine.
Yüreğini tuttuğum bütün sevdalar
ve yüreğimden tutan bütün sızılar,
payıma yazılsın.

Bu şehirden bin kez geçtim,
bu kez gidiyorum.
emanet,yola.
yol,bana.
y’ol hep.
Yara kabuklarını kaldırmak iştahı baki.
Yolcu olmak, en nihayetinde,
mertebe.

17 mayıs

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

K'aralamalar

           Sevmek bir kapasite belki de, heybende biriktirdiğin ne varsa; yankı bulduğuna da götürebildiğin; hatta taşırdığın bir kapasite. ...