12 Nisan 2021 Pazartesi

Medet

                                         Tutulan kahır nöbetlerinin sancısı hep, ellerimde.

Aynı gökyüzünün altında hiç biter mi

öyküler ve günbatımları diye sormuştum seneler evvel

yalnız yarıma, bir mektubumda.

Cevabını bilmediğim,

Sorduğumu unuttuğum sorular çoktandır demleniyor içimde.

Ağrı ve acı, nerde durur, ellerinde mi insanın

Gözlerinde mi, bilmiyorum.
Nasıl kafa tutmuşum bunca ıssızlığa

Bu kış ayazında, bir başıma.

Etimden geçen zamanın, lime lime ettiği anlardan

Bir sızı kaldı,yüreğimde.

Ellerimin titremesi geçince, dinecek sanırdım bu ayazı.

Her kış, daha da soğuttu içim ayazlarını.

Sevince göğsünde sümbüller açan kadınlar vardı,

Kendine inanamadığı için saçlarını kör bıçakla kesen kadınlara dönüştüler.

Kaç patiska çarşafta yırtıldı avazım.

Kanayınca geçecek sanırdım, ruhumun kızıllığı.

Yanıldım.

Bir melek fısıldadı:
“Yanılgı, biz insanlar için; kelebekler bu savaşa dâhil değil”

 

Altını çizdiğim satırlar vuruyor beni,

İncecik çiziliyorum en c/an yerlerinden z-amanın:
“sen hangi bilinçtesin Lahzen,

Hangi göklerin bulutlarından yağdın bu çorağa söyle..”

İçim hep Leyla.

İçimde hep yüzüstü yere çakılan bir Nilgün var
o nefessiz gecelerin sonunda, ne vakit balkona çıksam.

 

Ellerim tül olacak bir gün biliyorum.

Titredikçe bunca canım yanmayacak.

İçimin kaybolan dilini bulacağım bir gün.

Durmadan yazacağım o gün.

İlkbahar gibi,çiçek açacak ruhumda,

Nergis kokacak dizelerim,

Bekliyorum.

 

2021- nisan 12. / İzmir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

K'aralamalar

           Sevmek bir kapasite belki de, heybende biriktirdiğin ne varsa; yankı bulduğuna da götürebildiğin; hatta taşırdığın bir kapasite. ...