12 Nisan 2021 Pazartesi

Dilemma

 İkiye böldüm:

Papatyayı ve çileği.
ikiye böldüm:
çiçekleri ve meyveleri.
İkiye böldüm:
Kuşları ve isimsizlikleri.
Ve saldım kuşları bir bir,
yüreğimin kafesinden.
Meyve için önce çiçek gerek-miş
bildim çok sonraları.
Çiçeği duydum,
dallarıma yürüyen bahardan.
Meyveyi bildim,
doğurduklarımdan.

Ve yağmurların kıymetini,
çiçeğin ihtiyacından.
Ve kışın hoyratlığı kaldı damağımda
bir yağmur duasına çıkmışken
çorapsız,yalın ayak.
Dallarına süt yürüyen incir ağacı gibi,
içime açtım çiçeğimi.
Doğuracağım inciri sır gibi sakladım
sakındım balımdan.
İçime içime işledim tadını,
şerbetini.
ve kan gibi aktı dallarımdan
çiğ bir süt ağusu.
Kuşları saldım,
çiçekleri tohumladım,
meyveleri verdim,
yağmurları dualadım,
bir bir eyledim çaylardan papatyaları:
yine de bu kış,
yalın ayak.
yine de bu kış sonsuz sahra
yine de bu kış-lar çorak.
Yağmadı toprağıma bir damla yağmur.
Çıkılmaz artık yağmur için dualara,
ruh, vurulmaz artık sonsuz ayazlara,
mevsimi bildim,
yağmuru sustum.

Ayaklarım çıplak olsa da,

Rengârenk gökkuşağı battaniyelerim.
İncirin balı damağımda,
şerbeti ruhumda.
İçine içine açacak ağacımın çiçekleri
ve meyve vereceğim en sonunda.
Kendini, kendi sırrından doğuran incir ağacı gibi. Usulca.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

K'aralamalar

           Sevmek bir kapasite belki de, heybende biriktirdiğin ne varsa; yankı bulduğuna da götürebildiğin; hatta taşırdığın bir kapasite. ...